background: #EBF6FB; margin: 0px; margin-top: 30px; } td { font-family: "Trebuchet MS"; verdana, arial, sans-serif; font-size: 9pt; line-height: 1.7; color: #333333; } td.leftside { background: #FFFFFF; padding: 10px; border: 3px dashed #CCCCCC; border-right: none; text-align: justify; } td.rightside { background: #FFFFFF; padding: 10px; border: 3px dashed #CCCCCC; border-left: 3px dashed #CCCCCC; line-height: normal; } div.comment { padding: 10px; padding-left: 25px; padding-bottom: 0px; } div.avatar { float: left; margin: 5px; margin-left: 0px; margin-bottom: 0px; } h2 { font-family: "Trebuchet MS"; verdana, arial, sans-serif; font-size: 20pt; color: #444444; margin-bottom: 10px; } h3 { font-family: "Trebuchet MS"; verdana, arial, sans-serif; font-size: 10pt; color: #444444; margin-bottom: 2px; } font.gray { color: #AAAAAA; } div.author { margin-top: 3px; margin-bottom: 6px; } a:link { color: #336699; } a:visited { color: #336699; } a:hover { color: #3399FF; }

cigdemvesaire

10/6/2006 - KADINLAR ELMA & ERKEKLER ŞARAP


Kadinlar agactaki elma gibidir. 


En iyileri en ust dallarda bulunur.


Erkeklerin cogu dusup incinmekten


korktuklari icin ust dallara uzanmak istemezler.


Onun yerine Yere dusmus curukleri toplarlar


cunku onlari elde etmek daha kolaydir.

 
Yukaridaki elmalar ise Kendilerinde ararlar sucu ve
Sorarlar, nerede hata yapiyorum diye.


Aslinda gercekten hatasiz ve muhtesemlerdir.


Sadece dogru erkegin ortaya cikip cesaretini ve


yuregini toparlayip o ust dallara ulasmasidir butun olay.

 
Lutfen bu gercegi iyi elma olan butun kadinlarla


dalindan toplanmis olsalar bile paylasin. 

Erkekler ise ... 


iyi birer sarap gibidir. 


Koruk olarak baslarlar, mayhos ve tatsiz...


Kadinlar tarafindan canlari cikana kadar cignendikten sonra 


ancak bir yemegin yaninda gidecek kadar tatlanirlar...


4 Yorum Yorum yazmayacakmısın!Bağlantı

6/6/2006 - SOBELENMİŞİM ............

Arkadaşım  beni  sobelemiş ama cevaplamak da  biraz  geç kaldım  kusura bakma

canım biliyorsun  işler yoğun  o yüzden yazamadım .

Gelelim  cevaplarıma :


Renk  olsaydım  eğer  kesinlikle  MAVİ  olmak  isterdim. En sevdiğim renktir

Huzur verdiğini  düşünürüm denizin mavisinin ..........

Çiçek  olsaydım , papatyaları çok seviyorum ama  GÜL olmak isterdim  galiba

Kırmızı  bir  gül  çok  özel  şeyler ifade  ettiği  için ............

KUŞ  olmak  isterdim  gökyüzünde  özgürce  süzülebilmek  için ..........

Yemek  olsaydım   şöyle  bol yoğurtlu  -soslu   İskender Döner  olmak  isterdim.

En sevdiğim  yemektir. Nasıl  canım  istedi şimdi :))

Meyve  olsaydım  mis kokulu  ÇİLEK  olmak  isterdim. Tadına - kokusuna  bayılıyorum

İnsan yüzünde  bir yer olsaydım  eğer  anlamlı  bir çift   GÖZ  olurdum. Bir insanda en

etkileyici  şeyin  gözler olduğunu düşünürüm .......

  

Cevaplarım bu kadar  acele  yazdım  kısa kısa   umarım olmuştur.

Bende  Nurtuana yı  ve bluetigar ı  sobeliyorum.Kolay gelsin arkadaşlar .......


 


2 Yorum Yorum yazmayacakmısın!Bağlantı

6/6/2006 - 3 Fıkra ve Hayata Dair Ders

Ders 1: Adamın biri tam duşa girmek üzeredir ve karısı da duşunu almış olarak kabinden çıkmaktadır ki, kapının zili çalar. Kapıya kimin bakacağı konusunda ufak bir tartışma sonrasında kadın pes eder. Üzerine bir havlu alarak merdivenleri aşağı iner ve kapıyı açar. Gelen eşinin arkadaşı x'tir. Kadın daha selam veremeden x "havlunuzu üzerinizden yere düşürürseniz size anında 300 Euro veririm" der. Kadın bir müddet tereddüt eder, ancak havlunun düğümünü açarak havlunun düşmesini sağlar. X ona bakar ve 300 Euro verir ve söze devam eder: "Antrede doğabilecek ufak bir tensel yakınlık için size 500 Euro daha verebilirim, hem de derhal" der. Önce şaşkın, fakat daha sonra adrenalinin verdiği heyecan ve alacağı para ile yapabileceklerinin anlık hayaliyle kısa bir duraksamadan sonra kabul eder. Yaşamış olduğu olayın ve kısacık bir süre içerisinde edinmiş olduğu ufak servetin heyecanıyla merdivenleri yukarı çıkarak banyoya geri döner. Hala duşta olan eşi ona kimin geldiğini sorar. "Arkadaşın x" diye cevap verir kadın. "Çok iyi, ona borç verdiğim 800 Euro'yu getireceğini söylemişti, onu getirdi o zaman."
1. hikayeden çıkartılacak ders : Eğer bir ekipte çalışıyorsanız bilgiyi saklamayın, paylaşın. Karar mekanızmasında belirleyici olabilir. Böylece yanlış anlaşılmaların ve dışarıya karşı kötü duruma düşmenin önüne geçebilirsiniz.


Ders 2 : Aracının direksiyonuna geçip kiliseye gitmek üzere yola koyulan rahip yolda yürümekte olan bir rahibeye rastlar. Aracını durdurur ve kiliseye kadar onunla gelmek isteyip istemediğini sorar. Kadın arabaya biner ve bacak bacak üstüne attığında bacaklarının güzelliği ortaya çıkar. Rahibin gözü kayar ve bakayım derken kısa bir süre için aracın kontrolünü kaybeder. Aracı tekrar kontrol altına aldıktan sonra sağ elini rahibenin bacağı üstüne koyar. Rahibe ona bakar ve şöyle der : "Rahip, 129. ayeti hatırlıyor musunuz ?" Utançtan kıpkırmızı olan rahip derhal elini çekerek rahibeye özürlerini sıralar. Bir müddet sonra aklı tekrar karışır ve rahibenin bacağına tekrar dokunur vites değiştirme bahanesiyle ve rahibe aynı soru ile karşılık verir : "Rahip 129. ayeti hatırlıyor musunuz ?" Utancından yine kızaran rahip elini çeker ve "afedersin kardeşim, insanoğlu zayıf düşebiliyor" der. Kiliseye vardıklarında rahibe arabadan iner ve tek kelime söylemeksizin, ancak çok manalı bir bakış fırlatarak kaybolur. Rahip aceleyle içeriye koşturur ve bir İncil alarak 129. ayeti açar okumak için 129. ayet şöyle demektedir : İleriye gidiniz, daha yukarlarda arayınız. Orada güzellikler bulacaksınız.
 2. hikayeden çıkartılacak ders : Görev alanınızla ilgili her zaman bilgili olun, aksi taktirde fırsatları kaçırabilirsiniz.

Ders 3. Pazarlamacı, şef sekreter ve personel müdürü bir öğlen paydosunda lokantaya doğru yürümektedirler. Parktaki banklardan birinin üzerinde sihirli bir lamba bulurlar. Lambayı ovarlar ve gerçekten de lambadan cin çıkar. "Aslında kişiye 3 dilek hakkı veriyorum ama sizler üç kişi olduğunuz için hepinizin birer dileğini gerçek yapacağım" der cin. Şef sekreter arsızca atılarak "önce ben" diyerek sıranın önüne yerleşir. "Bahamalarda, muhteşem bir sahilde tatil yapmak istiyorum. Tatilim hiç bitmesin ve hiçbir dert hayatıma girmesin" diye dileğini ifade eder. Ve hoop, ortadan kaybolur. Şimdi de pazarlamacı atılır ve "şimdi sıra bende" der. "Hayallerimdeki kadınla Tahiti sahillerinde Pina Colada içmek istiyorum" der ve hoop, o da ortadan kaybolur. "Şimdi sıra sende" der cin Personel Müdürüne. "İkisini de öğleden sonra işlerinin başında görmek istiyorum" der personel müdürü.
3. hikayeden çıkartılacak ders : Üstünüz olan birinin her zaman için önce konuşmasına izin verin

1 Yorum Yorum yazmayacakmısın!Bağlantı

10/5/2006 - BÖYLE KAYINVALİDE OLUR MU ACABA.....

 

Aşçılığıyla ün yapmış yaşlı bir kadın,

akşam yemeğine  gelecek olan  oğlu ve yeni gelini
 için yine mutfağına kapanmış,  yemek yapıyordu.
  Aynı akşam yemeğe eski bir aile dostu da davetliydi.
  Beklenen misafirler gelip sofraya oturduklarında 
çok şaşırtıcı  bir durumla karşılaştılar.
 Yaşlı kadının o gece yaptığı yemekler  değme  oburların
bile iştahını kapatacak kadar berbattı. 
 Tatlılar un  kokuyordu,patatesler yanmıştı, 
köfteler ise neredeyse  hiç  pişmemişti. 
Oğlu, yenigelini ve aile dostu,  kadıncağıza durumu
  fark ettirmemek için ellerinden geleni yaptılarsa da, 
 yemek  sırasında pek iştahlı göründükleri söylenemezdi.
    Nihayet yemek bitti ve yeni evli çift annelerinin
 ellerini öperek  evlerine gittiler.
 Aile dostları ise biraz daha kaldıktan sonra  gitmeyi
 düşünüyordu. Oğlu ve gelini gittikten sonra,
  yaşlı kadına:    "Senin harika bir aşçı olduğunu
adım gibi biliyorum.  Bana söyler  misin, bu
geceki yemekler neden o kadar kötüydü? 
Bence  ya hastasın  ya da bir sorunun var." dedi.
 Yaşlı kadın gülümseyerek  cevap verdi:   
 "Hayır, hiçbir şeyim yok. Kasten yaptım. 
Bu yemekten  sonra oğlum  asla ikide bir
annesinin yemeklerini hatırlatıp  karısının kalbini 
 kıramayacak." 
6 Yorum Yorum yazmayacakmısın!Bağlantı

6/5/2006 -


 


2 Yorum Yorum yazmayacakmısın!Bağlantı

6/5/2006 -


 


2 Yorum Yorum yazmayacakmısın!Bağlantı

5/5/2006 -


Fırtına  apansız bastırınca , koca gemi bir anda

denizin dibini boyladi. 

Adam, issiz bir adanin sahilinde gozlerini acti. 

Ne gelen vardi ne giden... 

Ne arac vardi ne gerec... 

Istersen muz ve hindistan cevizi, istemezsen muz ve

hindistancevizi... 

Hayati boyunca evi disinda bes yildizli otellerden

baska yere adimini

atmadigindan, bir sure ne yapacagini bilemedi... 

Sonra dort ay boyunca muz yeyip, hindistan cevizi

suyu icti. 

Gecmiste kalan o guzel gunleri dusunerek gozlerini

denize dikip, kendisini

kurtaracak gemiyi beklemeye

koyuldu... 

Bir gun sahilde uzanmis yatarken, gozunun ucunda bir

hareket hissetti. 

O da ne ? 

Bir sandal ve kurekte o gune dek gordugu en muthis

kadin... 

Son surat geliyor... 

Inanamadi... "Nereden geliyorsun ?" diye haykirdi ve

ekledi "Buraya nasil geldin?" 

"Adanin oteki tarafindan..." dedi kadin, "gemi

batinca oraya ciktim." 

"Ne sans, benden baska kimsenin kurtuldugunu

sanmiyordum. Kac kisisiniz ?" 

"Baska kimse yok, sadece benim. Sandal da gemiden

degil. Gemiden cop yok... 

"Adamin aklı karıştı... "O halde sandali nereden

buldun?" 

"Basit" dedi kadin. 

"Adada buldugum malzemeyle yaptim...

 

Kurekler sakız agacı... 

Zemini palmiye dallarından ordum, yanlar
okaliptus..." 

"Ama, ama bu imkansiz, aletlerin yok nasil becerdin 

dedi adam. 

"Pek de sorun olmadi. Oteki tarafta sira bir aluvyon

kaya olusumu 

var.

Fırında belli dereceye ısıtılınca  islenebilir

yumusaklıkta demir elde ediliyor .

Alet yapmak icin kolayca kullandım...

Bosveer bunları. hadi

goster, nerede  yasiyorsun ?" 

Bon bir ifadeyle orada yasadigini itiraf etti adam... 

Aylardır oracıkta sahilde yatıp kalktıgını... 

"Oyleyse bana gel benim yerime..." diyerek kadin

kureklere asıldı. 

Birkac dakika sonra kucucuk bir iskeleye

yanastılar...

Adam sahile goz atınca az daha sandaldan dusuyordu. 

Mavi beyaz boyalı 

kulubeyle, iskele arasına tas

doseli yurume yolu bile yapılmıstı ! 

Eve girerlerken kadın omuzlarını silkti, "Pek rahat

sayilmaz ama ben yine de ev diyorum iste... 

Otur lutfen, bir sey icer misin ?" 

"Hayır, hayır tesekkurler..." dedi adam. 

Şaşkınlıgını hala uzerinden atamamıştı. 

"Daha fazla hindistan cevizi suyu icemeyecegim

artik... Tahammülüm kalmadı..." 

"Hindistan cevizi suyu degil ki... Imbigim var, Pink

Colado'ya ne dersin?" 

Adam hayretini gizlemeye calışarak ikramı kabul etti.

Kanepeye oturarak

sohbete daldılar. 

İkisi de birbirlerinin hayat hikayesini dinledikten

Sonra kadIn, "Üzerime

rahat bir sey giyecegim" diyerek ayaga kalktı. 

"Dus yapıp traş olmak ister misin ? Ust kattaki banyo

dolabında jilet var." 

Adam artik olayi sorgulamaktan tamamen vazgecmisti... 

Banyoya girdi, dolapta kemik bir sapIn icine

sıkıştırılmış oynak mekanizmalı iki deniz kabugundan


yapılma ustura  onu  bekliyordu... 

"Bu kadın inanılmaz" diye mırıldandı... 

"Bakalım bundan sonra ne var 

Döndüğüde kadın onu gardenya kokuları içinde, 

karşıladı... 

Yanına oturmasını istedi. 

Sonra yavaşça sokularak fısıldadı ...

"Söyle bana yakışıklı, ikimiz de uzun suredir bu

adadayız... Cok yalnız olmalısın, eminim şu anda

yapmak icin kıvrandığın  bir sey var... 

Hani burada tek başına geçirdiğin  aylar boyunca en

cok yapmak istedigin... 

Anlıyorsun degil mi ? Ne istersen yapabilirsin.... 

Gözlerinin icine bakıyordu...

Adam duyduklarına inanamadı... 

"Yani..." dedi...

 

"Buradan e-mailimi kontrol edebilir

miyimmm?" 


HEPIMIZIN SONU BOYLE OLACAK ...............:)))))

2 Yorum Yorum yazmayacakmısın!Bağlantı

29/4/2006 - Herkese İyi Tatiller ......

Ben çok beğendim  umarım sizinde hoşunuza gider ..


 


3 Yorum Yorum yazmayacakmısın!Bağlantı

28/4/2006 - YALANCI


Küçük kız, kendini bildiği günden beri annesinden

büyük bir şefkat görmüş ve ondan duyduğu sözlerle,

 pamuk prensesten daha güzel olduğuna inanmıştı.

 Ona göre, nur yüzlü ve badem gözlüydü. Bir tanecik
yavrusuydu her zaman.

 

Ama ilk okula başlayınca işler değişti.
Arkadaşları, onun hiçde güzel olmadığını,

hatta çirkin bile sayıldığını söylemekteydi.

Küçük kız, ilk önceleri onlara inanmadı.

Çünkü herkes birbirini kıskanıyordu.

Ama bir kaç yıl içinde gerçeklerle yüzleşti.
Annesinin bir pamuğa benzettiği yüzü,

 çiçek bozuğu bir cilde sahipti.
"Badem" dediği gözleri ise şaşıydı.

 Vücudu da bir selviyi andırmıyordu.

Demek ki annesi onu aldatmış ve

 yıllar yılı çekinmeden yalan söylemişti.

*Genç kızın anne sevgisi,

 kısa bir süre sonra nefrete dönüştü. *

*Evlenme çağına gelmiş olmasına rağmen

yüzüne bakan yoktu.

 Üstelik de gözleri, bütün tedavilere rağmen

düzelmiyordu. Genç kız, doktorların
gizlice yaptığı konuşmalardan kör olacağını

 anladığında çılgına döndü ve
kendisini hâlâ çocukluk yıllarındaki ifadelerle

seven annesinin bu yalanlarına dayanamayıp

 evi terk etmeye karar verdi. *

*Fakat annesi, uzak bir yerde iş bulduğunu

söyleyerek ondan önce davrandı.
Ve kazandığı paraları bir akrabasına gönderip,

kızına bakmasını rica etti.*

*Genç kız bir süre sonra görmez oldu.

 Karanlık dünyasıyla baş başaydı. *

*Bu arada annesini hiç merak etmiyordu.

 Yalancıydı annesi, ölse bile bir kayıp sayılmazdı.

Bir gün doktorlar, uygun bir çift göz bulduklarını
söyleyerek kızı ameliyat ettiler.

Ancak o, gözünü açtığında yine aynı yüzü
görmekten korkuyordu. *

*Fakat kör olmak zordu. En azından kimseye yük olmazdı.

Genç kız, ameliyat sonunda aynaya baktığında,

 müthiş bir çığlık attı. Karşısında bir dünya
güzeli vardı. Gerçekten de harika bir kızdı gördüğü. *

*Yüzündeki bozukluklar tamamen kaybolmuştu.

Çok kemerli olan burnu düzelmiş, kepçe kulakları

 normale dönmüş ve yaban otlarını andıran
saçları, dalga dalga olmuştu. *

*Genç kız, yanındaki yaşlı doktora sevinçle sarılarak: *

*- Sanki yeniden dünyaya geldim!. dedi.

Yüzümde hiçbir çirkinlik kalmamış.
Estetik ameliyatı siz mi yaptınız? *

*Yaşlı doktor: *

- Böyle bir ameliyat yapmadık kızım!. diye gülümsedi.

 Annenin bağışladığı gözleri taktık.

 Sen, onun gözünden gördün kendini!..


4 Yorum Yorum yazmayacakmısın!Bağlantı

27/4/2006 -



1 Yorum Yorum yazmayacakmısın!Bağlantı

<- Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Bloğuma Hoşgeldiniz....
saint patrick's day


Arkadaşlarım

zelis
roz
raciegi
melan
serinmavi
meyraca
yavuz999
mertce
sekerimsekersiz
secilloo
adayolu
yildizcaa
peruze
nurtuana
yagmurumbenim
yaramazmavi
peryapi
betül ayangil
fevben
yunusegi
samimobilya






Günlük Burç



Bigoo.ws All for your blog





st patrick's

st patrick's



MySpace Layouts

MySpace Layouts



MySpace Layouts

MySpace Layouts



Yorumcu.com hizmetidir




Türkçe - Ýngilizce Sözlük
ç - ý - ð - ö - þ - ü
Kelime:

Arama Motoru
Web'de Ara: